Hobbit: Smaug’un Çorak Toprakları (The Hobbit: The Desolation of Smaug), Peter Jackson’ın yönettiği Hobbit üçlemesinin ikinci filmidir. 2013 yılında gösterime giren yapım, ilk film Hobbit: Beklenmedik Yolculukta başlayan Bilbo Baggins ve Thorin Meşekalkan’ın Erebor yolculuğunu devam ettirir.
İlk filmin sonunda Bilbo, Gandalf ve on üç cüceden oluşan grup Yalnız Dağ’ı uzaktan görmeyi başarmıştı.
Ancak hedefe yaklaşmaları yolculuğun kolaylaşacağı anlamına gelmez.
Tam tersine önlerinde çok daha büyük tehlikeler bulunmaktadır.
Dev örümceklerin yaşadığı Karanlık Orman, Elflerin toprakları, Göl-kasabası ve sonunda yıllardır Erebor’un hazinelerinin üzerinde yaşayan korkunç ejderha Smaug onları beklemektedir.
Bilbo’nun cebinde ise bütün Orta Dünya’nın geleceğini değiştirecek Tek Yüzük bulunmaktadır.
Smaug’un Çorak Toprakları Filminin Konusu
Thorin Meşekalkan’ın amacı atalarının krallığı Erebor’u geri almaktır.
Smaug yıllar önce Erebor’a saldırmış, cüceleri topraklarından sürmüş ve dağın içerisindeki büyük hazineyi ele geçirmiştir.
Thorin ve arkadaşlarının Erebor’a ulaşmak için sınırlı zamanı bulunmaktadır.
Dağın gizli kapısını belirli bir günde ve belirli bir anda bulmaları gerekmektedir.
Bilbo’nun görevi ise daha da tehlikelidir.
Erebor’a ulaştıklarında dağın içerisine gizlice girecek ve cüceler için büyük önem taşıyan Arkenstone’u bulmaya çalışacaktır.
Ancak Arkenstone’un bulunduğu yerde Smaug vardır.
Thorin Meşekalkan’ın Erebor Hayali
Thorin için Erebor yalnızca büyük bir hazine değildir.
Burası onun evidir.
Atalarının krallığıdır.
Thorin yıllardır halkını yeniden Erebor’a götürmeyi ve cüce krallığını ayağa kaldırmayı istemektedir.
Ancak yolculuk ilerledikçe Thorin’in Erebor’a ve hazinesine olan bağlılığının giderek güçlendiği görülür.
Bu durum ilerleyen olaylarda karakter için büyük önem taşıyacaktır.
Çünkü Erebor’un hazinesi geçmişte Thorin’in ailesini de etkilemiştir.
Beorn Kimdir?
Bilbo ve cüceler yolculuklarının devamında Beorn isimli gizemli bir karakterin evine sığınır.
Beorn sıradan bir insan değildir.
İnsan görünümünde yaşayabilmesine rağmen devasa bir ayıya dönüşebilme yeteneğine sahiptir.
Aynı zamanda Orklardan büyük ölçüde nefret etmektedir.
Başlangıçta cücelere karşı çok sıcak davranmasa da Azog’un Orklarının onları takip ettiğini öğrendiğinde gruba yardım eder.
Beorn’un evi, cücelerin Karanlık Orman’a girmeden önceki son güvenli duraklarından biri olur.
Karanlık Orman
Grubun Erebor’a ulaşabilmesi için Mirkwood, yani Karanlık Orman’dan geçmesi gerekir.
Ancak burası sıradan bir orman değildir.
Karanlık güçlerin etkisi ormanı değiştirmiştir.
Yollar kaybolmaktadır.
Zihinler karışmaktadır.
Cüceler yönlerini bulmakta zorlanır.
Üstelik Gandalf da bu noktada gruptan ayrılmak zorunda kalır.
Böylece Bilbo ve cüceler yolculuğun en tehlikeli bölgelerinden birine Gandalf olmadan girer.
Gandalf Neden Cücelerden Ayrılıyor?
Gandalf’ın aklında daha büyük bir problem bulunmaktadır.
Dol Guldur’da ortaya çıkan gizemli Necromancer hakkındaki şüpheleri giderek güçlenmiştir.
Gandalf bunun sıradan bir tehdit olmadığını düşünmektedir.
Bu nedenle Thorin ve arkadaşlarının yolculuğundan geçici olarak ayrılarak Dol Guldur’daki karanlığı araştırmaya karar verir.
Bilbo ve cüceler ise Erebor’a doğru yolculuklarına devam etmek zorundadır.
Karanlık Orman’ın Dev Örümcekleri
Cüceler Karanlık Orman’da yollarını kaybettikten sonra dev örümceklerin saldırısına uğrar.
Örümcekler cüceleri ağlarına sararak yakalar.
Bilbo ise bu sırada Tek Yüzük’ün gücünden yararlanır.
Yüzüğü parmağına takarak görünmez olur.
Ardından örümceklerle mücadele ederek arkadaşlarını kurtarmaya çalışır.
Bu olay Bilbo’nun artık ilk filmdeki korkak ve deneyimsiz hobbit olmadığını gösterir.
Bilbo gerektiğinde tek başına tehlikenin karşısına çıkabilecek kadar cesur hâle gelmiştir.
Sting İsmini Nasıl Aldı?
Bilbo’nun Troll mağarasında bulduğu küçük Elf kılıcı ikinci filmde çok daha önemli hâle gelir.
Bilbo dev örümceklerden biriyle savaşırken kılıcını kullanır.
Bu mücadeleden sonra kılıcına:
Sting
adını verir.
Sting daha sonra Yüzüklerin Efendisi döneminde Frodo Baggins’in kullanacağı önemli silahlardan biri olacaktır.
Tek Yüzük Bilbo’yu Değiştiriyor mu?
Bilbo yüzüğü yalnızca görünmez olmak için kullanmaktadır.
Ancak yüzüğün etkisinin ilk işaretleri ortaya çıkmaya başlar.
Bilbo yüzüğünü kaybettiğini düşündüğü bir anda son derece saldırgan davranır.
Yüzüğü yeniden bulduğunda ona karşı beklenmedik bir bağlılık gösterdiğini fark eder.
Bilbo henüz yüzüğün gerçek kimliğini bilmemektedir.
Ancak izleyici bunun Sauron’un Tek Yüzüğü olduğunu bildiği için Bilbo’daki değişimin ne anlama geldiğini anlayabilir.
Thranduil’in Elfleri
Cüceler örümceklerden kurtulduktan kısa süre sonra bu kez Orman Elfleri tarafından yakalanır.
Elflerin kralı:
Thranduil‘dir.
Thranduil aynı zamanda Yüzüklerin Efendisi’nden tanıdığımız Legolas’ın babasıdır.
Thorin ile Thranduil arasında geçmişten gelen büyük bir güvensizlik vardır.
Thorin, Smaug Erebor’a saldırdığında Elflerin kendilerine yardım etmediğini düşünmektedir.
Bu nedenle Thranduil’in tekliflerine sıcak yaklaşmaz.
Cüceler zindanlara kapatılır.
Legolas
Yüzüklerin Efendisi üçlemesinin en sevilen karakterlerinden biri olan Legolas, Hobbit’in ikinci filminde önemli bir rolle karşımıza çıkar.
Bu dönemde Legolas babası Thranduil’in krallığında yaşamaktadır.
Son derece yetenekli bir savaşçıdır.
Orklarla yaptığı mücadelelerde hızını ve okçuluk yeteneğini gösterir.
Legolas’ın Hobbit filmlerindeki hikâyesi aynı zamanda onun Yüzüklerin Efendisi döneminden önceki yaşamına dair sinema uyarlamasına özgü bazı ayrıntılar sunar.
Tauriel
Film için oluşturulan önemli karakterlerden biri Tauriel‘dir.
Tauriel bir Orman Elfidir ve güçlü bir savaşçıdır.
Thranduil’in muhafızlarının önemli üyelerinden biridir.
Legolas ile yakın bir ilişkisi vardır.
Ancak Kili ile karşılaşması karakterin hikâyesini farklı bir noktaya taşır.
Tauriel, cüceler ve Elfler arasındaki geleneksel düşmanlığa rağmen Kili’ye karşı ilgi duymaya başlar.
Bilbo Cüceleri Nasıl Kurtarıyor?
Bilbo, Elfler tarafından yakalanmaktan Tek Yüzük sayesinde kurtulur.
Görünmez hâlde cücelerin tutulduğu zindanlara girer.
Anahtarları ele geçirir.
Cüceleri hücrelerinden çıkarır.
Ancak kaleden normal yollarla kaçmaları mümkün değildir.
Bilbo sıra dışı bir plan yapar.
Cüceler boş şarap fıçılarına girer.
Fıçılar nehre bırakılır.
Böylece Hobbit üçlemesinin en hareketli sahnelerinden biri başlar.
Fıçı Kaçışı
Cüceler fıçıların içerisinde nehir boyunca ilerlerken Elfler onların kaçtığını fark eder.
Aynı zamanda Orklar da ortaya çıkar.
Böylece nehir üzerinde üç taraflı büyük bir mücadele yaşanır.
Cüceler kaçmaya çalışır.
Elfler Orklarla savaşır.
Legolas olağanüstü savaş yeteneklerini sergiler.
Bilbo ise bütün bu karmaşanın ortasında arkadaşlarının peşinden gitmeye çalışır.
Ancak çatışma sırasında Kili bir Ork oku ile yaralanır.
Bu yara daha sonra ciddi bir probleme dönüşecektir.
Bard Kimdir?
Cüceler sonunda Göl-kasabası yakınlarına ulaşır.
Burada Bard isimli bir insanla karşılaşırlar.
Bard, Lake-town yani Göl-kasabası’nda yaşayan bir kayıkçıdır.
Ailesini geçindirmeye çalışan sıradan biri gibi görünmesine rağmen geçmişi son derece önemlidir.
Bard’ın ataları, Smaug’un saldırısıyla yok edilen Dale şehriyle bağlantılıdır.
Bu nedenle Smaug’un yeniden ortaya çıkması Bard’ın hayatını doğrudan değiştirecektir.
Göl-kasabası
Lake-town, yani Göl-kasabası, Uzun Göl üzerinde kurulmuş insan yerleşimidir.
Kasaba geçmişte Erebor ve Dale ile yapılan ticaretten büyük fayda sağlamıştır.
Ancak Smaug’un saldırısından sonra bölgenin eski zenginliği kaybolmuştur.
İnsanlar zor şartlarda yaşamaktadır.
Thorin ve cüceler kasabaya geldiğinde halk arasında büyük bir heyecan oluşur.
Çünkü Erebor’un yeniden kurulması bölgenin tekrar zenginleşmesi anlamına gelebilir.
Göl-kasabası’nın Efendisi
Kasabanın yöneticisi Master of Lake-town olarak bilinen karakterdir.
Halkın sorunlarından çok kendi gücünü ve konumunu korumaya önem veren bir yöneticidir.
Thorin’in Erebor’u geri alma planını duyduğunda bunun kendisine sağlayabileceği siyasi avantajları düşünür.
Bard ise çok daha temkinlidir.
Çünkü Smaug’un yeniden uyandırılmasının bütün bölgeyi yok edebileceğini düşünmektedir.
Bard Neden Thorin’e Karşı Çıkıyor?
Thorin, Erebor’u geri aldığında bölgenin yeniden zenginleşeceğini söyler.
Göl-kasabası halkı bu düşünceden etkilenir.
Ancak Bard farklı düşünmektedir.
Smaug hâlâ hayattadır.
Cüceler dağa girerse ejderha uyanabilir.
Ve Smaug’un saldıracağı en yakın büyük insan yerleşimi Göl-kasabasıdır.
Bard’ın endişeleri filmin sonunda ne kadar haklı olduğunu gösterecektir.
Kili’nin Yaralanması
Kili’nin Ork saldırısında aldığı yara giderek kötüleşir.
Bu nedenle cücelerin tamamı Erebor yolculuğuna devam edemez.
Kili Göl-kasabası’nda kalmak zorunda kalır.
Fili de kardeşini yalnız bırakmaz.
Bofur ve Oin gibi bazı cüceler de onlarla kalır.
Thorin ise zaman kaybetmemek için diğer cüceler ve Bilbo ile Erebor’a doğru ilerler.
Çünkü gizli kapıyı açabilecekleri zaman hızla yaklaşmaktadır.
Tauriel ve Legolas Göl-kasabası’na Geliyor
Tauriel, Kili’nin yaralandığını öğrenir ve onun peşinden gider.
Legolas da Tauriel’i takip eder.
Bu sırada Orklar Göl-kasabası’na saldırır.
Legolas Orklarla savaşırken Tauriel yaralı Kili’yi kurtarmaya çalışır.
Kili’nin yarası Elflerin bilgisi sayesinde tedavi edilir.
Bu olay Tauriel ile Kili arasındaki bağı daha da güçlendirir.
Erebor’a Ulaşmak
Thorin, Bilbo ve cücelerin geri kalanı sonunda Yalnız Dağ’a ulaşır.
Yıllardır hayalini kurdukları Erebor artık karşılarındadır.
Ancak gizli kapının bulunması gerekmektedir.
Elrond’un Rivendell’de çözdüğü ay yazıları burada önem kazanır.
Cüceler haritadaki ipuçlarını takip ederek gizli kapıyı aramaya başlar.
Başlangıçta başarısız olduklarını düşünürler.
Thorin büyük bir hayal kırıklığı yaşar.
Tam vazgeçtikleri sırada Bilbo ipucunun gerçek anlamını fark eder.
Erebor’un Gizli Kapısı
Ay ışığının doğru zamanda ortaya çıkmasıyla gizli kapının anahtar deliği belirir.
Thorin anahtarı kullanır.
Kapı açılır.
Cüceler yıllar sonra atalarının krallığına yeniden girebilecek durumdadır.
Ancak ilk olarak içeri girmesi gereken kişi Bilbo’dur.
Çünkü Bilbo’nun görevi en başından beri budur.
Dağın içerisine gizlice girmek.
Ve Arkenstone’u bulmak.
Bilbo Erebor’a Giriyor
Bilbo tek başına Erebor’un derinliklerine ilerler.
Dağın içerisinde cücelerin yıllar boyunca biriktirdiği inanılmaz büyüklükte bir hazine bulunmaktadır.
Altınlar ve değerli taşlar neredeyse bir deniz gibi dağın içerisini kaplamaktadır.
Bilbo bu devasa hazine arasında Arkenstone’u aramaya başlar.
Ancak çok önemli bir problem vardır.
Hazine yalnız değildir.
Altınların altında:
Smaug uyumaktadır.
Smaug Uyanıyor
Bilbo mümkün olduğunca sessiz hareket etmeye çalışır.
Ancak sonunda Smaug uyanır.
Dev ejderha Bilbo’nun varlığını fark eder.
Bilbo başlangıçta Tek Yüzük’ü kullanarak görünmez olur.
Fakat Smaug son derece güçlü duyulara sahiptir.
Bilbo’yu göremese bile onun orada olduğunu anlayabilir.
Böylece Bilbo ile Smaug arasında son derece tehlikeli bir konuşma başlar.
Smaug Kimdir?
Smaug, Orta Dünya’nın en korkutucu ejderhalarından biridir.
Son derece büyük, güçlü ve zekidir.
Ateş püskürtebilir.
Uçabilir.
İnsanların ve cücelerin zayıflıklarını anlayabilecek kadar zekidir.
Erebor’un bütün hazinesini yıllardır kendi malı olarak görmektedir.
Smaug yalnızca fiziksel gücüyle değil, konuşmalarıyla karşısındaki kişinin korkularını kullanabilmesiyle de tehlikelidir.
Bilbo bu nedenle yalnızca ejderhanın ateşinden değil, onun zekâsından da korunmak zorundadır.
Bilbo ve Smaug’un Konuşması
Bilbo gerçek kimliğini doğrudan açıklamaz.
Bunun yerine kendisini farklı unvanlarla tanıtır.
Smaug ise Bilbo’nun cücelerle birlikte geldiğini kısa sürede anlar.
Thorin’in Erebor’u geri almaya çalıştığını fark eder.
Smaug özellikle Thorin’in hazineye karşı duyduğu bağlılığı kullanmaya çalışır.
Ejderha, Bilbo’ya cücelerin onu gerçekten önemseyip önemsemediğini sorgulatır.
Bilbo ise konuşma sırasında Smaug’un vücudunda önemli bir ayrıntı fark eder.
Smaug’un Zayıf Noktası
Smaug’un vücudu son derece güçlü pullarla kaplıdır.
Ancak göğsünün belirli bir bölümünde korumasız küçük bir nokta bulunmaktadır.
Bilbo bunu fark eder.
Bu bilgi son derece önemlidir.
Çünkü Bard’ın ailesinin geçmişinde Smaug’a karşı kullanılan özel bir silah bulunmaktadır.
Kara Ok.
Smaug’un zayıf noktasının bilinmesi ilerleyen olaylarda ejderhanın kaderini belirleyecektir.
Arkenstone Nerede?
Bilbo hazine içerisinde Arkenstone’u görür.
Ancak Smaug’un uyanması nedeniyle taşı hemen alıp çıkmak kolay değildir.
Thorin ise dışarıda giderek daha sabırsız hâle gelmektedir.
Arkenstone onun için Erebor üzerindeki krallık hakkının sembolüdür.
Bilbo ise Thorin’in hazineye karşı giderek değişen tavrını fark etmeye başlar.
Bu durum üçüncü filmde büyük bir çatışmaya dönüşecektir.
Gandalf Dol Guldur’da
Bilbo ve cüceler Erebor’dayken Gandalf tamamen farklı bir tehlikeyle karşı karşıyadır.
Gandalf, Dol Guldur’a gider.
Buradaki karanlık gücün gerçek kimliğini öğrenmeye çalışır.
Gandalf’ın korktuğu şey sonunda doğrulanır.
Necromancer sıradan bir karanlık büyücü değildir.
O aslında:
Sauron’dur.
Yüzüklerin Efendisi’nin büyük düşmanı yeniden güç kazanmaya başlamıştır.
Sauron’un Dönüşü
Sauron henüz Yüzüklerin Efendisi dönemindeki tam gücüne ulaşmamıştır.
Ancak Dol Guldur’da güç toplamaktadır.
Orklar ve diğer karanlık güçler yeniden hareketlenmeye başlamıştır.
Gandalf böylece Erebor görevinin arkasında çok daha büyük bir savaşın yaklaşmakta olduğunu anlar.
Smaug büyük bir tehlikedir.
Fakat Orta Dünya’nın geleceği açısından asıl tehdit Sauron’un geri dönüşüdür.
Azog ve Sauron
İlk filmden tanıdığımız Azog, Sauron’un güçleriyle bağlantılı biçimde hareket etmektedir.
Azog’a yeni görevler verilir.
Thorin’i takip etme görevinin bir bölümünü ise oğlu Bolg üstlenir.
Böylece Orklar hem cücelerin peşinden gitmeye hem de yaklaşan daha büyük savaş için hazırlanmaya devam eder.
Bolg
Bolg, Azog’un oğludur ve ikinci filmde daha belirgin bir düşman hâline gelir.
Özellikle Legolas ve Tauriel ile karşı karşıya gelir.
Bolg’un varlığı cücelerin yolculuğunun yalnızca Smaug tehdidiyle sınırlı olmadığını gösterir.
Karanlık güçler Orta Dünya’nın farklı bölgelerinde harekete geçmektedir.
Cüceler Smaug’a Karşı
Bilbo’nun Smaug tarafından fark edilmesinin ardından cüceler de mücadeleye katılır.
Thorin ve arkadaşları Erebor’un içerisindeki eski sistemleri kullanarak ejderhayı durdurmaya çalışır.
Smaug’u tuzağa çekmek için devasa ocakları ve eritme sistemlerini yeniden çalıştırırlar.
Amaç ejderhayı erimiş altınla etkisiz hâle getirmektir.
Altın Smaug’u Durdurabilir mi?
Cüceler büyük miktarda altını eriterek Smaug’un üzerine gönderir.
Bir an için planın işe yaradığı düşünülür.
Smaug erimiş altının içerisinde kaybolur.
Ancak kısa süre sonra ejderha yeniden ortaya çıkar.
Plan başarısız olmuştur.
Smaug hâlâ hayattadır.
Üstelik artık son derece öfkelidir.
Smaug Göl-kasabası’na Neden Gidiyor?
Smaug, cücelerin Erebor’a ulaşmasında Göl-kasabası insanlarının yardım ettiğini öğrenir.
Bunun üzerine intikam almaya karar verir.
Cüceleri dağın içerisinde bırakır.
Kanatlarını açar.
Ve Erebor’dan çıkar.
Hedefinde:
Göl-kasabası vardır.
Bilbo Smaug’un ne yapacağını fark ettiğinde büyük bir korkuya kapılır.
Çünkü ejderhanın saldırısının yüzlerce masum insanın ölümüne yol açabileceğini bilir.
Filmin Çarpıcı Finali
Smaug Erebor’dan çıkarak Göl-kasabası’na doğru uçmaya başlar.
Bilbo ise dağın içerisinden ejderhayı izler.
Cücelerin Erebor’a dönme hayali gerçekleşmiş gibi görünmektedir.
Ancak bunun bedeli korkunç olabilir.
Smaug artık uyanmıştır.
Ve öfkesini Göl-kasabası halkından çıkarmaya hazırlanmaktadır.
Film tam bu noktada sona erer.
Böylece Hobbit üçlemesinin üçüncü filmi Beş Ordunun Savaşı için büyük bir başlangıç hazırlanır.
Smaug’u Kim Canlandırdı?
Smaug karakterini Benedict Cumberbatch canlandırmıştır.
Cumberbatch karakterin seslendirmesini yapmasının yanında performans yakalama çalışmalarına da katılmıştır.
Smaug’un hareketleri daha sonra dijital efektlerle devasa bir ejderhaya dönüştürülmüştür.
Karakterin konuşabilmesi onu yalnızca büyük bir yaratık olmaktan çıkarır.
Smaug kibirli, zeki, manipülatif ve son derece tehlikeli bir karakterdir.
Bilbo ile yaptığı uzun konuşma filmin en dikkat çekici bölümlerinden biridir.
Hobbit: Smaug’un Çorak Toprakları Oyuncu Kadrosu
Martin Freeman – Bilbo Baggins
Ian McKellen – Gandalf
Richard Armitage – Thorin Meşekalkan
Benedict Cumberbatch – Smaug / Necromancer
Lee Pace – Thranduil
Orlando Bloom – Legolas
Evangeline Lilly – Tauriel
Luke Evans – Bard
Aidan Turner – Kili
Dean O’Gorman – Fili
Ken Stott – Balin
Graham McTavish – Dwalin
James Nesbitt – Bofur
Manu Bennett – Azog
Peter Jackson ve İkinci Hobbit Filmi
Filmin yönetmenliğini ilk filmde olduğu gibi Peter Jackson üstlendi.
İkinci film, Beklenmedik Yolculuk’a göre çok daha karanlık ve hareketli bir hikâyeye sahiptir.
Karanlık Orman’ın örümcekleri, fıçı kaçışı, Göl-kasabası, Dol Guldur ve Erebor gibi farklı bölgeler hikâyeye dahil edilir.
Filmin en önemli bölümü ise Bilbo ile Smaug’un karşılaşmasıdır.
İlk film boyunca yalnızca uzaktan gördüğümüz veya varlığını hissettiğimiz Smaug, ikinci filmde hikâyenin merkezine yerleşir.
Smaug’un Çorak Toprakları Hakkında Kısa Bilgiler
Orijinal adı: The Hobbit: The Desolation of Smaug
Türkçe adı: Hobbit: Smaug’un Çorak Toprakları
Yapım yılı: 2013
Yönetmen: Peter Jackson
Kaynak eser: J.R.R. Tolkien’in The Hobbit romanı
Serideki sırası: Hobbit üçlemesinin ikinci filmi
Ana karakter: Bilbo Baggins
Bilbo’yu canlandıran: Martin Freeman
Cücelerin lideri: Thorin Meşekalkan
Ana ejderha: Smaug
Smaug’u canlandıran: Benedict Cumberbatch
Erebor’un önemli hazinesi: Arkenstone
Göl-kasabası’nın önemli karakteri: Bard
Orman Elflerinin kralı: Thranduil
Thranduil’in oğlu: Legolas
Elf savaşçısı: Tauriel
Önemli düşman: Azog
Azog’un oğlu: Bolg
Karanlık güç: Sauron
Önemli yerler: Mirkwood, Lake-town, Dol Guldur ve Erebor
Müzikler: Howard Shore
İkinci Film Neden Önemlidir?
Smaug’un Çorak Toprakları, Hobbit üçlemesinin hikâyesini çok daha geniş bir noktaya taşır.
İlk filmde amaç yalnızca Erebor’a ulaşmak gibi görünmektedir.
İkinci filmde ise aslında Orta Dünya’nın farklı bölgelerinde çok daha büyük olayların başladığını görürüz.
Gandalf Sauron’un geri döndüğünü keşfeder.
Orklar yeniden örgütlenmektedir.
Bilbo Tek Yüzük’ü daha fazla kullanmaya başlamıştır.
Thorin’in Erebor hazinesine olan bağlılığı güçlenmektedir.
Bard, Smaug tehdidinin farkına varır.
Legolas ve Tauriel Orkların hareketlerini takip etmeye başlar.
Ve Smaug yıllar süren uykusundan tamamen uyanır.
Bütün hikâyeler artık büyük bir çatışmaya doğru ilerlemektedir.
Hobbit ile Yüzüklerin Efendisi Arasındaki Bağlantılar
İkinci film Yüzüklerin Efendisi ile Hobbit arasındaki bağlantıları daha da güçlendirir.
Tek Yüzük, Bilbo’nun elindedir.
Sauron, Dol Guldur’da yeniden ortaya çıkmaktadır.
Legolas, hikâyeye katılmıştır.
Gandalf, yaklaşan karanlığın farkına varmaktadır.
Sting, Bilbo tarafından kullanılmaktadır.
Orklar yeniden büyük ordular oluşturmaya başlamıştır.
Bütün bunlar yaklaşık 60 yıl sonra başlayacak Yüzük Savaşı’nın erken işaretleri olarak görülebilir.
Sonuç: Smaug Uyandı
Hobbit: Smaug’un Çorak Toprakları, Bilbo Baggins ve cücelerin Erebor’a ulaşmayı başardığı ancak gerçek tehlikenin tam da burada başladığı filmdir.
Bilbo Karanlık Orman’ın dev örümcekleriyle savaşır.
Cüceleri Elflerin zindanından kurtarır.
Thranduil ve Legolas hikâyeye dahil olur.
Bard ile Göl-kasabası tanıtılır.
Gandalf, Dol Guldur’daki Necromancer’ın gerçek kimliğinin Sauron olduğunu keşfeder.
Thorin yıllardır hayalini kurduğu Erebor’a geri döner.
Bilbo dağın içerisine girer.
Ve sonunda Orta Dünya’nın en korkutucu ejderhalarından biriyle karşı karşıya gelir:
Smaug.
Cüceler ejderhayı durdurmaya çalışır ancak başarısız olur.
Smaug Erebor’dan çıkar.
Artık hedefinde Göl-kasabası vardır.
Bilbo ve cüceler amaçlarına ulaşmış gibi görünse de istemeden çok daha büyük bir felaketin başlamasına neden olmuşlardır.
Ejderha uyanmıştır. Göl-kasabası savunmasızdır. Sauron yeniden güçlenmektedir ve Erebor çevresinde yaklaşan büyük savaşın ilk adımları atılmaktadır.

Hobbit: Smaug’un Çorak Toprakları – Erebor ve Smaug ile Büyük Karşılaşma
Hobbit: Smaug’un Çorak Toprakları (The Hobbit: The Desolation of Smaug), Peter Jackson’ın yönettiği Hobbit üçlemesinin ikinci filmidir. 2013 yılında gösterime giren yapım, ilk film…
- Format
- Film
- Yıl
- 2013
- Süre
- 2 saat 41 dakika
- Editör Puanı
- 8,7/10


