Ölüme mahkûm edilen Tyrion, Jaime’nin Varys aracılığıyla düzenlediği kaçış sırasında doğrudan gemiye gitmek yerine Kızıl Kale’deki babasının odasına çıkar. Yatakta Shae’yi bulur; Shae bıçağa uzanınca ikisi boğuşur ve Tyrion onu zincirle boğar. Ardından Tywin’i helada bulur ve elinde Joffrey’nin arbaletiyle karşısına dikilir.
Tywin, Shae’ye hakaret etmeyi sürdürüp Tyrion’ın idam edilmeyeceğini söylese de oğlunu ikna edemez. Tyrion ilk oku babasına saplar, kısa konuşmalarının ardından ikinci oku atarak onu öldürür. Sonra Varys’in yanına döner; Varys çanların Tywin’in ölümünü duyurduğunu anlayınca Tyrion’la birlikte Essos’a giden gemiye biner.
Olayın önemi
Tywin’in ölümü, Lannister yönetiminin başlıca stratejistini ve haneyi bir arada tutan korku merkezini ortadan kaldırır. Cersei ile Jaime babalarının gölgesinden çıksa da aile siyasi olarak daha kırılgan hâle gelir. Tyrion için olay, yıllarca uğradığı küçümsemenin geri dönüşsüz sonudur; onu Westeros’tan koparıp ileride Daenerys’in hizmetine götürecek sürgün yolunu açar.
